Berna Belen Akbulut

Her kadının bir hikâyesi vardır. Benim b-fit hikâyem de 10 yıllık profesyonel tekstil hayatından sonra başladı.Yaptığım işten gerçekten sıkılmıştım, stres, uzun iş saatleri, iç tatminsizlik o kadar had safhadaydı ki “şımarıklık bu” değerlendirmelerine aldırmadan işimi bırakıp home-ofis çalışmaya başlamıştım. Üstelik hareketsiz ofis ortamının, sağlıksız beslenmenin ve geç saatlerde yemek yemenin bana kattığı fazla kilolar ve sağlık problemleri de cabası...

Derken bir gün internette bir b-fit reklamı gördüm, internet sitesindeki kısa bir araştırmadan sonra denemekten zarar gelmez diyerek bir kupon doldurdum ve ertesi gün b-fitte ilk sporumu yaptım. Ardından Özlem Hanım'ın tatlı dili güler yüzünün de etkisiyle üyelik yaptırdım. Çıkışta eşimle telefonda konuşurken ki kendisi Adıyaman’daydı, oradaki arkadaşlarımızın şube açma planlarıyla kendisine anlattıkları b-fit sistemin avantajlarından bahsediyorduk. Önce kendi içimde neden olmasın sorunun cevabını verdim – kendime bir iyilik yapmalıydım. Sonra üye ve merkezlerin başarı hikâyelerini, bu işin manevi tatmin yönünü nemli gözlerle okuyunca hiç şüphem kalmadı, âşık olmuştum ve hemen merkeze irtibata geçtim. 1-2 gün sonraki randevu beni gerçekten heyecanlandırdı. İlk görüşmede gözlemlediğim b-fit ’in profesyonel, kendi içinde basit ama organize, yatay organizasyon yapısına sahip, samimi ve sıcak bir ortama sahip bir şirket olmasını beğendim, arı kovanı gibiydi. Aynı zamanda “bu iş yerinde zannetmek katiyetle memnu” idi. Şubelere de bu profesyonellik yansıtılacak şekilde gerçek bir sistem kurulduğundan, başarıyı yakalamak için tek yapmak gereken oyunu kurallarına göre oynamaktı! Yoksa spor sektörüne yabancı, işletmecilikten anlamayan birinin bu işe kalkışması deli cesaretinden başka bir şey olamazdı.

Bana verilen bilgilerden sonra yapmam gerekenlerin listesiyle baş başa kaldım, sonuçta daha önce yaptıklarımdan ve eğitimimden farklı bir iş koluydu ve birilerine danışmam gerekiyordu. Eşimin neden olmasın yorumundan sonra aileme konuyu açarken heyecanım gözlerimden fışkırır vaziyetteydi. “Ben bu işi çok istiyorum, doğru düşünemiyorsam lütfen beni uyarın, sonuçta ticari bir girişim de olacak” ön bilgisinden sonra onlara b-fiti uzun uzun anlattım. Annemin ve babamın olumlu yorumları beni daha da motive etti. Ailemin verdiği maddi ve manevi destekle 1,5 aylık yer arayışı ve 1 aylık açılış hazırlığından sonra b-fit Küçükçamlıca 3 Martta doğdu. :)

Şimdi sevgili üyelerim sayesinde yine gözyaşlarımı tutamıyorum, içlerinde deneme yaptıktan sonra sigarayı bırakanlar, 1 ayda kilo aldığı halde 4,4 yağ oranı düşenler, 10 yıl önceki kıyafetlerini giyebilecek kadar forma girenler, 67 yaşında hayata sıkı sıkı tutunarak bize gelirken taze bahar çiçeklerini de getirip bizleri sevindirenler, bizle vakit geçirirken zamanı, bir yandan da dertlerini unuttuklarını söyleyenler, heyecanımla heyecanlanıp şube açmayı düşünenler ve daha niceleri…

Henüz şubem açılalı 2 ay bile olmadı. Şubem benim bebeğim derken başka bir heyecanla daha tanıştım, anne oluyorum! Ve meğer tüm bu koşuşturma sürecinde yalnız değilmişim! Şimdilik b-fit yapamamak biraz zorlasa da doğumdan sonra kilo ve forma girmek derdiyle uğraşmayacağımı bilmek beni ayrıca rahatlatıyor.

Antrenörlerim demek bana biraz yabancı geliyor; kız kardeşlerim, b takımı arkadaşlarım, dayanışma timsali şube arkadaşlarım ve uzay üssü alfa: bu büyük aileyi gerçekten seviyorum, iyi ki varsınız, iyi ki sizinleyim.

Sevgilerimle…

Girişimcilerin Başarı Öyküleri