Ahmet Saraçoğlu Röportajı

 

Ahmet Saraçoğlu Röportajı1. Oyunculuk  nasıl bir meslek? En keyifli ve en zor yanları nelerdir?

Kendinizle çok uğraşmanızı,didiklemenizi ister oyunculuk.İç hesaplaşmalarınızı çokça yapmanız  ve bunu yaparken de kendinize karşı acımasız olmanızı gerektiren bir meslek oyunculuk. Yani bu anlamda biraz mazoşist olmanız gerekiyor.Çünkü duygularınız ve yaşadıklarınız işin içine giriyor oyunculuk yaparken.sanırım en zor yanlarından biri bu. Ama bulduğunuz çözümler hayata daha farklı bakmanızı sağlayabiliyor. Belki de bir rol kişisi sizi herhangi bir konuda farklı düşünmeye,öyle davranmaya itebiliyor. Bu da yaşantınız için bulunmaz bir nimet. Bu tarafı da en keyifli yanlarından biri. Sonuçta oyunculuk yaparken uğraştığınız ve anlamaya çalıştığınız bir insan. Jack Nicholson şöyle diyor "Rol Yapmayın Lütfen" adlı kitabın önsözünde:"Hangi karakteri oynarsanız oynayın karakter sizsiniz."

Bu cümle iki anlama geliyor ve sanırım oyunculuğun temelini en iyi anlatan cümlelerden biri.

2. “Oyunculuk aşkı” dedikleri kavrama inanır mısınız?

Kesinlikle inanıyorum. Oyunculuk aşkla yapılabilecek bir meslek. Çünkü seyirciyi inandırmak zorundasınız.Üstelik işinizin ana malzemesi kendi vücudunuz, sesiniz ve ruhunuz.Seyirciyi bunları açarak inandırıyorsunuz ve oynadığınız rol kişisini gösteriyorsunuz. Bu bir anlamda teşhircilik. Aşk olmadan bunu niye yapasınız ki? Para için mi? Ben yapmazdım.

3. Peki sizce bu “oyunculuk aşkıyla” “bir insana karşı beslediğiniz” aşk arasında nasıl bir paralellik kurulabilir?

Oyunculuk aşkı dediğimiz şeyin bendeki anlamı bu işi ömrümün sonuna kadar yapabilmemi sağlayacak derecede güçlü. İnsana karşı beslediğim aşkta öyle. Aşkın uzun soluklu olanını seviyorum. Sanırım benim için en belirgin paralellik bu.

4. Kadınları “oynamak” mı “anlamak” mı daha kolay?

Hiç kadın rolü oynamadım.Bilmiyorum.. Ama anlamanın kolay olmadığını biliyorum. Bunu pisikologlar da, filozoflar da yıllardır hep dile getirmişlerdir. Kadınların da yıllardır söyledikleri budur zaten. Bir erkek şu cümleyi defalarca duymuştur:"Beni hiç anlamıyorsun" Anlamak konusunda kim haklı bende bilmiyorum. Ya erkekler çok anlayışsız ya da kadınlar çok anlaşılmaz...  Size hangisi daha yakın geliyor?

5. Bir erkeğin kadınsı özellikleri olabileceğine inanıyor musunuz ve siz bir erkek olarak kendinizde böyle özelliklerin varlığına inanıyor musunuz?

Bu kadın erkek tüm insanlarda var zaten. Erkeksi özeliklere, tavırlara sahip  kadınlar da var.. Ve bunun tersi tabii ki bende de var. Bu çok normal. Ve bir oyuncu olarak kendimde bunları da keşfetmek işimin bir parçası. Ama sanırım bunlar en çok bir kadın rolü oynarsam ortaya çıkacak özellikler. Tabii ki iyi yazılmış bir rolse neden olmasın? 

6. Türk kadınında en çok hoşunuza giden ve en çok kızdığınız üç özelliği sıralasanız.

İşte bu en kazık soru oldu. Ne söylesem sıfır alacağım.

Türk kadını genelde çok iyi bir anne ve eştir. Bunların gereklerini tam anlamıyla yerine getirir. Çünkü ruhunda anadolu vardır. Bu en sevdiğim özelliği mesela. Tabii ki mutfakta harikalar yaratır. Onu söylemeye bile gerek yok. Ve bence çok güzel bir kadın ırkına sahibiz.Türk erkekleri olarak şanslıyız yani. Kadınlarda, özellikle yeni kuşakta bu anadolu ruhunun eksilmeye başladığını görüyorum.Kızdığım ise bunu yaşadığımız çağın bir getirisi olarak görmeleri. Hayır değil. Feminizm ve kadın dayanışması yükselirken, kadınlar artık her alanda kendilerini gösterirken ve birçok başarıya imza atarken yeni kuşak; annelerinin, ninelerinin ruhunu unutuyorlar ve suçu yaşamdaki değişime atıyorlar.Ama yaşam zaten sürekli değişiyor. 

7. “Anne olmak” bir kadına ne kazandırabilir? Annelik kadın olmanın bambaşka bir hali midir?

Sanırım öyle.Çünkü çocuğu olan arkadaşlarım, annem hepsi bunun bambaşka bir duygu olduğunu söylüyor.Anneliğin, kadın olmanın bir çok açıdan bambaşka bir hali olduğu kesin. Çünkü dişinin doğurganlık gibi inanılmaz bir mucizesi var. Bu mucize onlarda bir çok şeyi değiştiriyor olmalı. 

8. Bir kadını sizin için ilgi çekici kılan özellikler nelerdir?

Herşey olabilir ama ilk bakışta -yalan söylemeyeceğim- güzelliğidir. Fakat tanıdıkça bazen güzelliğinden bile hoşlanmadığım kadınlar da var. Akıllı olması da benim için ilgi çekici bir özellik. Orhan Veli "  Güzel kadınları  severim/İşçi kadınları  da severim/  Güzel işçi kadınları/ Daha çok severim" diyor. Bende güzel ve akıllı kadınları daha çok seviyorum.

9. Çevrenizdeki kadınlar sizce neyin peşindeler, ne aramaktalar?

Türkiye de kadınlar yıllardır ezilmiş horlanmış olduklarından, söz hakkı tanınmadığından yeni çağda kendilerini erkeklere ispat etmeye, göstermeye çalışıyorlar. Hepsi yapamasa da bu gelişim ve yükseliş iyi bir durum bence. Ne aradıklarını bilmiyorum ama geçmişin acısını çıkarırcasına erkeklere biz de varız diye bağırıyorlar her alanda.Bence mutlu olmak istiyorlar. Bunu erkeklerin onlara daha çok vermesini istiyorlar.Özellikle bizim ülkemizde... 

10-Sizce ideal bir kadın bedeni var mı, ve bunun ölçütü nedir?

Bence ideal bir kadın bedeni yok. Dolayısıyla benim için ölçütü de yok. Benim güzel dediğime başka bir erkek güzel demeyebilir. Ya da seksi bulmayabilir. Bu değişkendir. Ama türk erkeklerinin daha çok sarışın kadınlara düşkün olduklarını düşünüyorum. Ve galiba zayıf kadınlardan çok hoşlanmıyoruz.

Ahmet Saraçoğlu Röportajı