Prof. Dr. Teksen Çamlıbel Röportajı

Prof. Dr. Teksen Çamlıbel-Hocam, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Bursa doğumluyum. Ankara Fen Lisesi'ni ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdim. İhtisas sınavını kazanıp, Amerika'ya gittim. Önce Johns Hopkins Hospital'da ve sonra Medical College of Ohio'da Kadın hastalıkları ve Doğum ihtisasımı tamamladım. Daha sonra Albany Medical College of Newyork’da Jinekolojik Onkoloji (Kadın Kanserleri) tedavisi konusunda yüksek ihtisas yaptım. Aynı üniversitede iki yıl daha öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm.

Türkiye’de askerliğimi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nü kurdum. Başkanı olarak 1988 yılına kadar çalıştım. Daha sonra özel sektöre atıldım ve 1989 yılında International Hospital, Yeşilköy’de Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nü kurdum. 1998 yılına kadar çalıştım.

1990 yılında London Medical College işbirliği ile International’da İstanbul’un İlk Tüp Bebek Merkezi’nin kurulmasında görev aldım. 1988 yılında Kadir Has Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı olarak göreve başladım. Metropolitan Florence Nightingale Hastanesi’nde aynı yıllarda görev aldım. Profesör olduktan sonra Kalamış Tüp Bebek Merkezi’ni kurdum. International Hospital’da bulunuyorken beş meslektaşım ile birlikte Jinemed Kadın Sağlığı Merkezi’ni başlattık. Bu kuruluşta özellikle Kadın Doğum’un değişik alt branşlarındaki uzman arkadaşlarla birlikte çalıştık.

2004 yılında da Jinemed’i Fulya, Beşiktaş’taki şimdiki yerine taşıdık. Bu yeni bir binada Jinemed Tüp Bebek Merkezi’ni kurduk. Yakın zamanda da Jinemed Kliniği, Özel Fulya Jinemed Hastanesi olarak bir dönüşüm geçirdi ve çeşitli branşlarda çalışmalara başladık. Günümüzde örneğin bütün dünyada oldugu gibi Türk Kadınının da estetik cerrahiye olan ihtiyacı ve arzusunu gördüğümüz içindir ki bünyemizde mevcut estetik cerrahi uzmanları ile birlikte dünya çapında başarılı ameliyatlar gerçekleştiriyoruz. Şu an Jinemed Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek dışında 9 ayrı branşta da hizmet veriyoruz. Bunlar Çocuk Hastalıkları, Üroloji, Estetik Cerrahi, Genel Cerrahi, Dahiliye, Ortopedi, Kulak Burun Boğaz, Diş Hastalıkları, Psikiatri’dir. Türkiye’de tüp bebeğe başladığım 1990 yılından beri sırası ile İnternational Hospital Tüp Bebek Bölümü, Kadıköy Şifa Hastanesi Tüp Bebek Bölümü, Metropolitan Hastanesi Tüp Bebek Bölümü, Kalamış Tüp Bebek Merkezi, Bursa Jinemed Tüp Bebek Merkezi, Jinemed Beşiktaş Tüp Bebek Merkezi ve en son olarak da Bursa Koza Tüp Bebek Merkezi’ni kurdum. Binlerce bebeğin doğumunu yaptım.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek ile ilgili Türkiye’ye geldiğimden beri büyük uğraşlar verdim. Toplumumuza sadece doktor olarak değil, kadın haklarının savunucusu olarak da mesleğim ve mesleğimin dışında çok çalıştım ve çalışmaktayım. Tüp bebeğin ülkemizde doğru bir şekilde anlaşılması, kabulü ve gelişmesinde emek sarfettim. Jinemed Hastanesi şubelerinde ‘’ Kanıta Dayalı Tıp ‘’ felsefesi içinde çalışan dinamik ve güçlü bir ekibiz. Dünya standartlarına uygun bir teknolojik alt yapıyla Jinekolojik Kanser, Kısırlık ve Tüp Bebek ve Riskli Doğum bölümlerinde hizmet veren deneyimli kadromuz mevcuttur. Bu sayede dünyanın değişik ülkelerinden hastalara en iyi hizmeti vermenin çabasındayız. Jinemed’in içi bazen Birleşmiş Milletler gibi olmaktadır. Yani İngiltere’den, Amerika’ya, Afrika’dan, Irak’a kadar hemen her ülkeden gelen hastalarımızla birlikteyiz ve bu tablo bizi çok mutlu etmektedir.

Misyonumuz, başta Türk kadını olmak üzere, önce Türk insanının sağlığını korumak ve sonra bir hastalık oluşursa da en kaliteli tıbbi yardımı vermektir. Vizyonumuz başta kadın sağlığı olmak üzere, sağlıkla ilgili her türlü konuda Türk insanının ilk aklına gelen merkez olmaktır. Büyük önder Atatürk’ün de dediği gibi: ‘’ Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. ‘’ prensibi ile insanlarımızı daha sağlıklı, dinamik ve dinç görmek istiyoruz. Bu konuda düzenli egzersizin önemini çok iyi biliyoruz. Bu bağlamda B-fit’lerin Türk halkının ayağına sağlıklı yaşam için sporu getirdiğini; toplumda yaygınlaşmasında büyük hizmet verdiğini ve Türk kadını da bu hizmeti benimsediği için B-fit’lerin bütün Türkiye’de yayılmakta olduğunu mutlulukla görüyoruz.


-Kadınların doğurma yaşı yeniçağın getirdikleriyle farklılıklar gösteriyor deniyor, doğru mu?

Tarihin ilk dönemlerinden beri kadınların adetin ilk başlama yaşıyla menopoza girme yaşı çok değişmemiştir. Uzun yıllarda değişik ya da toplumsal hayatın ama kadının uzayan çalışma hayattı ve kariyer yapma arzusu sonucu geç evlenip geç bebek sahibi olma arzusu doğurganlığını olumsuz yönde etkiler.

-Anne adaylarının veya hamile bayanların spor yapması bebek gelişiminde olumlu etki sağlar mı?

Hamile bir bayanda bebeğin gelişmesi için rahmin dolaşımının iyi olması ve plasentaya yeterli kan gelmesi gereklidir. Aşırı jimnastik ise karın kas dokularını yoracağı için bebeğin gelişmesine olumsuz etki yapabilmektedir. Aşırı jimnastikten kastım her gün 3 saat üzeri ve terleten yoğun egzersizdir.
Bunun tam tersi hafif ve orta şiddetteki egzersizler (haftada 2 – 3 defa bir saat) ise tüm vücutta yeni damarlar oluşmasına yol açarak tansiyonu düşürür ki bu bebeğe yararlıdır. Aynı şekilde rahimde de yeni damarlar oluşumuna katkı sağlayarak bebeğin daha iyi beslenmesine ve gelişmesine yardımcı olur. Onun için gebelikte orta düzeyde egzersizi özellikle tavsiye ediyoruz. Ve hastanemizde de bu konuda uzman ebeler tarafından annelere eğitim veriyoruz.

-Düzenli sporun doğum süresince olumlu etkileri nelerdir?

Düzenli spor annenin çok kilo almasını önler. Kaslarını güçlendirir. Gebelikte karın büyüdükçe vücut ağırlık merkezi öne doğru çekildiği için belde daha yoğun ağrı olmaktadır. Düzenli egzersiz bel ağrılarına iyi gelir. Kalça ve bacak ağrılarına iyi gelir. Dolaşımı hızlandırdığı için bebeğin gelişimine iyi gelir. Annenin kendini daha iyi hissetmesine yol açar. Ve gebelikteki tansiyon yükselmelerini önler. Aynı zamanda düzenli egzersiz kalça adalelerini de geliştirir. Annenin kemik yapısının daha oynak olmasına yol açar ve bu da çocuğun doğumu esnasında kalça kemiklerinin biraz daha çok açılıp doğumu kolaylaştırmasına yol açar.
Spor yapmış bir annenin doğum esnasındaki, ıkınma gücü daha etkili olacağından çocuğun doğumuna da olumlu katkı sağlamaktadır.

-Tüp bebek yöntemi ile hamile kalma şansı yüzde kaçtır?

Günümüzde tüp bebek başka türlü hamile kalamayan kişiler için çok başarılı bir son çaredir. Tedavi emin ellerde ve üstün teknoloji ile yapılırsa her tedavide % 50 gebelik şansı olabilmektedir. Tabiatta çocuğu olan bir anne babanın aylık gebelik şansı ise % 20 civarındadır. Yani tüp bebek doğanın 2 – 3 katı üzerinde bir gebelik şansı sağlamaktadır. Fakat bütün bunlara rağmen yukarıda belirttiğim gibi yine 40’lı yaşlarda kadının doğurganlığında ciddi bir azalma olmaktadır. Ve tüp bebek yöntemine güvenerek bu işlem geciktirilmemelidir. Ara sıra gazetelerde gördüğümüz ‘’ 60 yaşında Almanya’da kızı ile doğum yaptı ‘’ gibi havadislerde o yaştaki kadınların başkasının yumurtası ile gebe kaldıklarını unutmamak gerekir. Kişinin kendi yumurtası ile gebe kalabilmesi 45’li yaşlardan sonra son derece zordur. Tüp Bebekte dahi başarıya ulaşması çok zordur.

-Tüp Bebek Yöntemi ile bebek yapmak isteyen anne adayları için risk faktörü nelerdir?

Tüp bebek adayı hanımlar için önerim sigarayı bırakmalarıdır. İkincisi ideal kiloya doğru yaklaşmalarıdır. Bu ancak diyet ve spor ile mümkün olabilecektir. Anne adayının yaşı da önemlidir.40 yaşından sonra gebelik şansında ciddi bir azalma mevcuttur.
Eğer annenizin menopoz yaşı 40 ise sizin 30 yaşına kadar doğum yapmış olmanızı öneririm. Yine de bunu yapamayanlar için bizlere 6 ayda bir gelip yumurtlama gücünü ölçmek ve menopoza yaklaşıp yaklaşmadığını anlamak için testler yapılmasını kuvvetle tavsiye ederim.
Çok genç anne adaylarında da (18 yaşından küçük ) ileri yaş anne adaylarında da ( 40 yaşından büyük ) gebelik şansı daha düşüktür.
Polikistik over hastalarında da tüp bebek yapıldığı zaman yumurtalıkların aşırı şişmesi, büyümesi ve kişinin ciddi sıkıntılara maruz kalması mümkündür. Bu gurupta Tüp Bebek çok dikkatli yapılmalıdır.
Tüp Bebek Yöntemi ile hamilelik denemesindeki yaş, herhangi bir rahatsızlık gibi olumsuz etkenler nelerdir?
Tüp Bebek yapmak isteyen annelerin önce bizlere gelip bir muayene olmaları lâzım. Bu muayenede tüm vücut sistemleri incelenir. Sarılık hastalıkları ve değişik bazı hastalıklara bakılır. Kişinin gebe kalmasına engel bir hastalık olup olmadığı değerlendirilir. Bu hastalıklar memedeki özel bazı kanser öncesi değişikliklerden tutun da rahim ve yumurtalıktaki kanser değişikliklerine kadar olabilir.
Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, troid hastalığı gibi rahatsızlıkların önceden teşhis ve tedavisi son derece önemlidir.
Tüp Bebek sinirleri çok gerebilen süreçtir. Ve bu yüzden Jinemed’te de Psikiatrist desteği vermekteyiz. Hastalarımızın kendi akıllarında olup da bize söylemek istemedikleri pek çok şeyi psikiyatristlere söylediğini onlardan alınan destek ile tedavinin çok huzur içinde geçtiğini görmekteyiz.

-Sporun hamile kalma yaşını yükselttiği doğru mudur?

Spor yoğun olarak dolaşım sistemini uyardığı ve yeni damarlanmalara yol açtığı için bütün vücut organlarının çalışmasına olumlu katkı yapar. Bu bağlamda aynı şey yumurtalık ve rahim için de söz konusudur. Özellikle ideal kiloda bir kadının muntazam olarak spor yaptığı zaman gebe kalma şansına daha yakın olduğunu söylememiz gereklidir.

-Hamile kadının spor ile ilişkisi nasıl olmalıdır?

Hamilelikte daha önce belirttiğim hafif ve orta şiddette egzersiz tavsiye ediyoruz. Bunun da limitinin haftada 3 gün 1 saat olarak söylüyoruz. Bu 1 saati yürüyüş, hafif koşma, sabit bisiklet, kürek çekme veya bel ve kalça adalelerini güçlendiren egzersizlerle gebeliği daha rahat taşıma gibi bölümlerden oluşur.
Gebelik bir hastalık değildir. Biz kişilerin işi gücü bırakıp devamlı olarak evde istirahat etmelerini gebelikte istemiyoruz ve bunun zarar verdiğini düşünüyoruz. Gebelikte egzersiz hem bebek gelişimini hem de annenin gebeliği daha rahat taşımasına ve doğum esnasında kas gücünden yararlanarak daha kısa sürede doğum yapmasına katkıda bulunmaktadır.


Jinemed Hastanesi, B-fit’ler gibi kadını ve kadın sağlığını ön planda tutan kurumlar olarak giderek büyüyecek ve gelişerek sizlere hizmet etmeye devam edeceklerdir.
Jinemed’ten hepinize sevgiler ve saygılar sunarım.
TÜRK KADINININ SAĞLIĞINA HİZMET EDEN SAYISIZ B-FİT’LER VE JİNEMED’LER OLMASI DİLEĞİ İLE..

Prof. Dr. Teksen Çamlıbel