Hobinizi işe dönüştürmeye var mısınız?

Hobinizi işe dönüştürmeye var mısınız?

Hedeflerinizi uygulayın.

Çevremizde kurumsal hayattan sıkılıp, hobisini işe çeviren kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Kimi yıllardır hayallerini süsleyen profesyonel pastacılığa adım atıyor, kimi de yıllardır eşe dosta götürdüğü hediyelikleri  çeşitlendirerek  hatırı sayılır bir pazar oluşturuyor. Ancak girişimci bir kadın olarak ortaya atılmak, daha da önemlisi sürekliliği sağlamak  hiç de kolay değil. Bütün bu zorluklarla başa çıkabilmeniz, başarılı bir girişimci kadın olmanız için size bir rehber hazırladık.

Aslına bakılırsa günümüzde bir hobiyi işe dönüştürmek eskisine göre çok daha kolay. Ne de olsa sosyal medya var! Bu öyle bir kelebek etkisi ki, küçük bir bütçeyle bile size inanılmaz bir pazar yaratabiliyor. Yeter ki, işinizi tutkuyla yapın. Bunun en iyi örneği Instagram'da takipçi sayısı 33 bini geçen Gülşah'ın Takı Tezgahı. Her gün hesabına kendi elleriyle yaptığı birbirinden güzel aksesuarları yükleyen Gülşah Hanım, siparişleri kargoyla müşterilerine ulaştırıyor. Ortaköy sahilindeki tezgahında kuyruklar oluşuyor. Sonuçta siz ne iş yaparsanız yapın, adımlar aynı ve bu adımlarla başarısız olmak imkansız.

ADIM: 1 BİR İŞ PLANI HAZIRLAYIN

Bir işi önceden planlamak size her zaman vakit ve nakit kazandırır. İş planları da bu işe yarar. İster pastacılık yapın, ister bir kafe işletin hangi adımı ne zaman atacağınızı bilmek, sizi kötü sürprizlerden korur.  Küçük bir kafe açacaksanız bunu hangi araçları kullanarak nasıl yapacaksınız, tedarikçileriniz kimler olacak, vizyonunuzda ne var, kısa, orta ve uzun vadedeki hedefleriniz neler? Bütün bunları net, ölçülebilir ve gerçekçi hedeflerle belirleyin.   Örneğin, “Gelecek yıl müşterilerimi artıracağım” yerine, “Gelecek yılın Mart ayında müşterilerimi PR çalışmaları ve ağızdan ağıza pazarlama metoduyla, şu kadar para harcayarak,  %40 artıracağım” gibi gerçekçi ve ölçülebilir hedefler koyarsanız, başarısız olma ihtimaliniz azalır.  Zaten internette kolayca bulabileceğiniz iş planı formatları size zorunlu olarak bu alanları doldurtacaktır. Dikkat etmeniz gereken tek şey, gerçekçi olmak.
Bu sorulara net cevaplar verin
• Ürününüzün yapım aşamasında ne tür malzemeler kullanıyorsunuz?
• Birim maliyetiniz nedir? (Bunu hesaplarken kendi emeğinizi de ekleyin)
• Bir günde/haftada/yılda kaç adet ürün çıkartabilirsiniz?
• Siz olmadığınızda ürününüzü tıpatıp aynı kalitede hazırlayabilecek birileri var mı?
• Satılmayan veya zarar gören ürünleri geri alma garantisi veriyor musunuz?
• İşler yolunda gitmediğinde B planınız var mı, varsa nasıl?

ADIM 2:  Hedeflerinizi Uygulayın

Hayaliniz fazla koşuşturmadan işten keyif almak, biraz da para kazanmak mı, yoksa torunlarınıza bırakacağınız büyük bir işletme mi? Hedefiniz ne olursa olsun, bütün bunlar için iş planınızı güncellemelisiniz. Küçük bir kafe açacaksanız maliyeti, lokasyonu, mönüsünün oluşturulması, aşçı seçimi gibi önemli kararları sakin kafayla hazırlayın. Belki de o herkesin bayıldığı hediyeliklerinizi bir zincir mağazada satmayı hedefliyorsunuz. Bunun için de hedeflediğiniz markanın pazarlama profesyonelinden randevu talep edin. Eğer işleriniz gerçekten iyiyse, gitmeden maille işlerinizden örnekler gösterin. Uzun yıllar eczacılık yaptıktan sonra emekliliğinde hayalindeki işe yönelen, azmi sayesinde bugün ünlü bir markanın sahibi Zuhal Kılıçaslan Sachet D'or'un kuruluşunu şöyle anlatıyor:  “Çalıştığım dönemde evde akşamları havluların kenarlarına danteller işliyor, sabunlar için özel kılıflar yapıyordum. Çevremdekilerden o kadar çok talep olmaya başladı ki, kermeslere katılmaya başladım. Yine bir kermeste şık giyimli, güleryüzlü bir kadın tezgahımdaki her şeyi satın aldı. Giderken de bana kartını uzattı. “Yakında bir mağazamız açılacak orada ürünlerinizi görmeyi çok isteriz” dedi. Kartın üzerinde Demet Sabancı yazıyordu. Açılacak olan mağaza ise Harvey Nichols'du.”
Zuhal Kılıçaslan'ın eşsiz ürünleri tam 7 yıldır sadece Harvey Nichols'da değil, birçok ünlü mağazada satılıyor. Neden sizinkiler de satılmasın?

ADIM 3: SOSYAL MEDYA VE İÇERİK PAZARLAMANIN GÜCÜNÜ KULLANIN

Atılacağınız iş ne olursa olsun sosyal medyayı etkin kullanarak bilinirliğinizi ekonomik yoldan artırabilirsiniz. Gülşah'ın Takı Tezgahı örneğinde olduğu gibi, işinizi paylaşın.  Bir blog açarak, işinizi en iyi yapan biri olduğunuzu gösteren paylaşımlarda bulunun. Bu “uzman konumlandırması” sizi rakiplerinizden bir adım öne taşıyacak, güçlü bir marka olma yolunda atacağınız adımlara katkıda bulunacaktır. Paylaşmaktan korkmayın! Bir kafe işletecekseniz; blogunuzda püf noktalara, tariflere, taze bir yemekle bayatını ayırt edecek maddelere yer verin! İşte gördünüz mü, anında asla bayat yemek satmayan bir işletme oldunuz bile!

Blog açma işini gözünüzde büyütmeyin. Blogspot gibi ücretsiz platformlardan yararlanabileceğiniz gibi hazır tema ve yazılım sunan platformlardan da yararlanabilirsiniz. Bütün bunların maliyeti oldukça düşük olacaktır.

Önceki makale Reçetelere hayır, limona evet!
Sonraki makale Alışkanlıklar