Çiğdem Sezer

Çiğdem Sezer

ZAYIFLAMANIN AR-GE’Sİ

Bir süredir zayıflamak için epeydir uğraş veren birisiyim. Önceleri çok zayıf olup da, sonra birdenbire kilolu birisi olduğunuzda psikolojiniz biraz daha bozuk oluyor. Sizi zayıf halinizle tanıyıp son görüntünüzü görenlerin şaşkınlığı ve yapılan yorumlar epey bir can yakıyor tabii. Gardırobunuzdaki 34 beden ve xsmall kıyafatleri görünce de hey gidi günler deyip içiniz kan ağlıyor. Tek tesellim uğruna her türlü hormon ilacını kullandığım, spordan uzun bir süre uzaklaştığım ve hamileliğim sırasında ne kadar sağlıklı besin varsa hepsinden tiksindiğim ve sonuçta da dünyaya getirdiğim kızım. Kilolarımın kaynağı maalesef bunlar oldu. Ama tabii teselli olmak yetmiyor yine de eski günlerimdeki aşırı zayıf hallerim olmasa da yine bir 36 beden olma hayallerim son gazda devam ediyor.
İnsan işin içerisinde olunca anlıyor durumu. Zayıflama haplarını kullananları eleştiren ben, birkaç kutu kullandığımı buradan itiraf ediyorum. O berbat tatta olan zayıflama çaylarını da içtim tabii ki. Sonuç ise malum, kocaman bir hiç.. Tek başına mucize değil bu haplar, çaylar.
Zayıflamada temel iki yol var. Biri daha az kalori almak diğeri ise çok kalori harcamak. Temelinde matematik prensibi var. Az olandan çok çıkarsa negatif değer ortaya çıkar. Kalori hesabında bu negatif değer kilo kaybıdır.
Tabii bu iki yöntemin araçları ise; daha az kalori için az yemek, daha çok kalori harcamak için ise spor yapmak. Araçların türü size kalmış. Benim şuanda kullandığım yöntemler, hamileliğim sırasında tiksindiğim sağlıklı besinlere yeniden geçiş yapmaya çalışmak, diğeri de b-fit’e giderek günde yarım saat ile vücuduma zindelik, sağlık kazandırmak ve kilo kaybetmek.
Basık, bodrum katı spor salonlarından, hiçbir motive edici faktörü bulunmayan spor salonlarından hiç hazzetmeyen birisi olarak b-fit’e ilk gittiğimde fark ettim ki siz sadece spor yapmıyorsunuz, pozitif bir enerjiyi de kendinize yükleyip gidiyorsunuz. Yeni insanlarla tanışıyorsunuz. Sadece kadınların olduğu bir ortamda kendinizi daha rahat hissediyorsunuz.
İşten çıkınca koştura koştura hiçbir spor salonuna bu kadar istekle gitmedim. Burada bir şey var ve sizi spor yapmaya çekiyor. Yarım saatliğine de olsa kendiniz için bir şeyler yaptığınız, pozitif enerji ile yüklü bu ortama gitmediğiniz gün vicdan azabı çekiyorsunuz. Evimin yakınlarında, Turgut Özal Bulvarında olması da büyük bir şans benim için. Ama inanın şimdi Aya bile taşınsalar yine de peşlerinden giderim herhalde. Diğer tüm b-fit şubelerinin de aynı başarı ve pozitif enerji ile hizmet verdiklerine eminim.
Şimdi düşünüyorum da yukarıdaki Ar-Ge fikirlerinin hayata geçirilmesini bir yandan da istemiyorum galiba. Yoksa böyle güzel ortamları nasıl yaşayabilir, başarılı kadın girişimlerini ve kadın girişimcileri nasıl yaratabiliriz?
Başta b-Fit Turgut Özal ekibi iyi ki varsınız. Emeğiniz için teşekkürler ve sevgiler.
Aynı dileklerim diğer tüm b-fit şubeleri için de geçerli.

Üyelerin Başarı Öyküleri
Önceki makale Saliha Samur